|
Mesafeyle ilgili problemlerim var, istediğim mesafeye ulaşamıyorum, sorun nedir?
kapat
UDEA RF Modülleri kataloglardaki spesifikasyonlara göre test edilerek satışa sunulmaktadır. Bununla birlikte tasarladığınız ürün için aşağıdaki listeyi gözden geçiriniz.
i) Tasarımınızın radyo kısmında çıkış gücünü bir Spektrum Analizör veya Powermetre vasıtasıyla ölçüp istenilen değerde olup olmadığını kontrol edin. Eğer beklenenden düşük bir değer gözlenirse öncelikle bir göz kontrolü ile kart üzerinde bağlantı gevşikliği, monte edilmemiş eleman, yanlış eleman değeri vb. olası aksaklıklar kontrol edilmelidir. Aynı zamanda karta gelen besleme gerilimlerinin normal değerlerde olduğu, güç kaynağında bir akım sınırlaması olmadığı, pil/pil bloğu/batarya kullanılıyorsa bunlarda bir zayıflama veya sorun olmadığı kontrol edilmelidir.
ii) Tasarımınızın radyo kısmının duyarlılığı bir RF İşaret üreteci ve osiloskop yardımı ile kontrol edilmelidir. RF modüller test edilmiş ve katalog değerlerini sağlayacak şekilde test edilerek gönderilmiş olmakla birlikte, son tasarımda bu RF modüllerin kullanıldığı devrelerdeki sayısal işlemci yoğunluğu, iyi filtrelenmemiş besleme hatları ya da aceleye getirilmiş toprak hattı dağıtımı gibi nedenlerle RF performansını etkileyebilecek sonuçlar oluşabilir. Bu durumda tasarım gözden geçirilmeli, özellikle besleme ve toprak hatlarında filtreleme ve dağılım uygun EMI/EMC yöntemlerine göre yenilenmelidir.
iii) Duyarlılık ve çıkış gücü tasarım değerlerine uygun ise alıcı ve verici arasındaki mesafede kullanılan antenlerden veya ortamdan kaynaklanan bir sorun olduğu düşünülebilir. Bir network analizör yardımıyla anteninin devreye kuplajının problemsiz olduğu ve anten empedansının 50 ohm civarında olduğu kontrol edilmelidir. Kullanılan antenin kazaancı da mesafeyi etkileyen bir diğer faktördür.
|
|
Ne tip bir anten kullanmalıyım?
kapat
Kullanılacak anten tipi genelde uygulamaya bağlıdır ve genel bir secenek olarak şu anten tipi iyidir demek çok mümkün değildir. Bununla birlikte uygulamanın portatif, duvara monte, sabit, mobil, araç vb. kategorik olması durumunda maksimum çıkış güçleri de gözönüne alınarak uygun bir anten seçilmesi önerilir.
|
|
Almaç(receiver) duyarlılığını nasıl ölçebilirim?
kapat
Her türlü almaç duyarlılık testi mümkün olduğunca kontrollü bir labaratuvar ve idealde bir Faraday kafesi içinde yapılmalıdır. Almaç duyarlılık testi birden fazla methodla yapılabilir.
i) BER Test Cihazı kullanarak. BER Test cihazı göndermeç için bir random veri üreteci ve almaç için bu random verinin ne kadar doğru alındığını gösteren bir cihazdır. BER Test cihazının veri çıkışı RF işaret üretecine bağlanmalı ve RF işaret üretecinin modülasyonu bu veri ile yapılmalıdır. RF işaret üreteci çıkışı tasarlanan ürünün RF giriş veya anten giriş noktasına bağlanmalı ve RF çıkış gücünün kademeli olarak düşürülmesi suretiyle BER Test Cihazında okunan değerin istenilen veya hedeflenen değerden daha iyi bir değerde kaldığı gözlenmelidir. Hedeflenenden daha kötü bir değere düşülen ilk noktadaki RF işaret üreteci seviyesi almaç duyarlılık seviyesi olarak kabul edilebilir ve bu değer farklı veri hızlarında ve belirlenen BER(Bit Error Rate) bit hata oranına göre değişiklik gösterir.
ii) BER Test cihazının olmadığı durumlarda bir osiloskop kullanılabilir. Bu durumda RF işaret üretecin çıkış gücü osiloskopta görünen veri çıkışının bozulmaya başladığı ana kadar düşürülmelidir. Bu tamamen göz kararıyla yapılacak bir ölçüm olup BER test cihazına göre fazla hassas olmayan sonuçlar vermekle birlikte genelde kullanılan bir yöntemdir.
|
|
ASK veya FSK arasında fark var mıdır, hangi yöntemi kullanmalıyım?
kapat
FSK modülasyon yönteminin özellikle gürültülü ortamlarda ASK'ya oranla daha iyi performans gösterdiği bilinmektedir, bu yüzden FSK kullanımı özellikle çift yönlü veri iletimi gereken durumlarda daha çok kullanılagelmektedir. Her durumda ASK veya FSK kullanımı uygulamaya ve uygulamanın gereksinimlerine göre karar verilmesi gereken bir seçimdir.
|
|
Tahmini olarak ne tür çıkış güçleri ve ne tür duyarlılık seviyeleri ile ne kadar mesafe elde edebilirim?
kapat
Kablosuz sistemlerde mesafe temelde çıkış gücü ve duyarlılığa bağlı olmakla birlikte kullanılan anten tipleri, ortam ve ortam gürültüsü, antenler arasındaki yapılar, anten yükseklikleri, verici ve alıcıda kullanılan modülasyon, demodülasyon, hata kontrol/giderme yöntemleri de sonucu etkileyen faktörlerdir.
Teorik olarak açık alanda kazançsız ve birbirini gören antenlerle 433MHz bandında 2kmlik bir haberleşme mesafesi 10mWlık çıkış gücünde bir verici ve -110dBm den daha duyarlı bir alıcı ile mümkündür. Çıkış gücünün bu bandda izin verilen maksimum güç olduğu gözönüne alınırsa alıcı duyarlılığındaki 6dBlik bir iyileşme (-116dBm) mesafeyi 2 katına yani 4km ye çıkarabilir. Yine de bütün bu değerlendirmeler alıcı ve vericinin tamamen açık ve RF gürültüsüz bir ortamda iki antenin birbirini gördüğü durum için geçerlidir ve şehir merkezlerinde binaların araya girmesiyle oluşan RF sinyal kayıpları, yansıma ve kırılmalar, ortamda bulunan diğer vericilerin gürültü ve karıştırma etkileri bu mesafelerin tahmin edilemeyecek düzeyde azalmasına neden olabilir.
|
|
Bit/s, Baud, Kbaud, kbps nedir aralarında bir fark var mıdır?
kapat
K ve k, 1000 anlamında olup kiloyu temsil eder. Sorudaki tanımların hepsi veri transfer hızlarını anlatmak için kullanılmaktadır ve temel olarak bit/s (bit per second veya bps) saniyede transfer edilen bit miktarıdır. Baseband kodlama yöntemi olarak NRZ(Non-Return to Zero) 1 göndermek için yüksek seviyeli(High) bir işaret ve 0 için düşük seviyeli(Low) bir işaret transfer edilir. Bu durumda bit/s ve baud/s aynı değerdedir. Kodlama yöntemi olarak Manchester kullanılırsa 1 gönderilmek istendiğinde ardışık olarak yüksek seviye ve düşük seviyeli bir işaret, 0 gönderilmek istendiğinde ardışık olarak düşük ve yüksek seviyeli bir işaret gönderilir. Yani her bir bit için iki ayrı işaret kullanılmış olur. Bu durumda bit hızı (bps or bit/s) baud cinsinden hızın (baud/s) yarısıdır.
|
|
Preamble nedir, kullanmak zorunda mıyım?
kapat
Modern haberleşme sistemlerinin hemen hemen hepsinde performansı etkileyen en önemli faktörlerden biri alıcı ve verici senkronizasyonudur. En basit haberleşme sistemlerinde bile mesajın başlangıcı için bir preamble kullanılması neredeyse zorunludur. Preambla'ın temel görevini mesajın başlangıcını göstermesidir ve veri olarak ardışık 1 ve 0 lardan oluşan (01010101...) bir bit dizinidir. Bu bit dizininin boyu uygulama gereksinimleri veya kısıtlamalarına göre değişebilmekle birlikte bit senkronizasyonunun sağlanması ve mesaj başlangıcının doğru tayini için kullanılması gereklidir.
|
|
Pil ve batarya içeren uygulamalar için en uygun batarya tipi nedir? Çalışma ömrü ne kadardır?
kapat
A ve AAA tipi alkalin piller birçok uygulama için yeterli olabilmektedir. AA tip piller yaklaşık 2800mAh ve AAA tip piller yaklaşık 1200mAh kapasiteye sahiptir ve pil ömürleri yaklaşık 5 yıldır. Bu tip piller özellikle portatif uygulamalar için uygun bir çözüm oluşturabilir.
|
|
Gürültü kaynakları nelerdir?
kapat
RF haberleşme üzerinde olumsuz etkilerde bulunabilecek bir çok gürültü kaynağı mevcuttur. Gürültüsüz bir ortam RF haberleşme için ideal olmakla birlikte günümüzde bunun pek mümkün olmadığı kabul edilmektedir. Sorun bu gürültünün miktarının ve haberleşme performansı ve güvenilirliği üzerindeki etkilerin tespit edilebilmesindedir.
|
|
RF sinyal gürültüden nasıl ayrılabilir?
kapat
Bunun için RSSI sinyali kullanılır. RF modüllerin sadece Data Out ucunu kullanarak sinyalin gürültü mü veya gerçek data mı olduğunu anlamak zordur. RSSI çıkışındaki DC voltaj seviyesi vericiden gelen sinyal seviyesini göstermektedir. RSSI seviyesi A/D converter pini olan bir mikroişlemci yardımıyla ölçülerek, ortamdaki gürültü seviyesinin tespiti ve bu seviyenin gerçek sinyal ile farkı tespit edilebilinir.
|
|
Antenin metal bir cisimle kapatılması mümkün müdür?
kapat
434 MHz bandında kullanılabilecek en yüksek verici gücü 10mW ‘tır. Bu güç cep telefonu çıkış gücünün 1/60 oranında olmasına rağmen, bir çok uygulama için yeterlidir. Radyo dalgaları anten aracılığıyla yayılmaktadır. Antenin metal bir cisimle kapatılması yahut metal bir cisme teması elektriksel alanın değişimine yol açacaktır. Bu değişim iletişimin bozulmasına veya kesilmesine yol açabilir.
|
|
RF sistemler/ürünler lisans almadan kullanılabilir mi ?
kapat
Elektromanyetik spektrumun; farklı ihtiyaçların, ürünlerin, üreticilerin ve kullanıcıların ortaya çıkması ile hızla yaygınlaşan kullanımı neticesinde 1985’de Amerika Birleşik Devletleri’nde FCC (Federal Communications Commission) adlı komisyon kullanıcıların lisans gerekmeksizin bazı telsiz sistemlerini -ISM (Industrial Scientific Medical) diye adlandırılan bandlarda çalıştığı sürece- kullanabileceğini kararlaştırmıştır. Avrupa’da RF teknolojileriyle çalışan ve ISM bandı operasyonlarını da kapsayan telsiz vb. cihazlarla ilgili kullanımı düzenleyen ve standartları belirleyen kurumlar CEPT ve ETSI dir.
|
|
Enterferansa karşı önlem alabilir miyim?
kapat
Tüm kablosuz sistemler ve networkler benzer sistemlerin ya da aynı frekans bandında çalışan diğer cihazların yaratacağı enterferansa maruzdur. Özellikle ISM bandı gibi lisans gerektirmeyen bandlarda, aynı frekans bandında çalışan farklı uygulamalarda farklı amaçlarla kullanılan çok sayıda cihaz ve ekipman bulunmaktadır. Özellikle 2.4GHz bandı milyonlarca Bluetooth, WLAN, IEE802.11 cihazlarının çalıştığı bir band olarak adı geçen enterferans sorununun en yaygın görüldüğü bandlardan biridir.
|
|
Haberleşme güvenliğini nasıl sağlayabilirim?
kapat
Kablosuz çözümlerde güvenlik daha çok askeri ve özellikle WLAN uygulamalarının son yıllardaki artışıyla birlikte ortaya çıkan bir gereksinimdir. Bir çok askeri ve WLAN uygulamaları için bilginin istenmeyen üçüncü partilere geçme riski, kablosuz networke yetkisiz giriş ihtimali ve networkün doğrudan bloke edilme tehlikesi üç temel tehdit olarak algılanmaktadır. IEEE802.11 ve WLAN uygulamalarının özellikle büyük şirket ağlarında kullanılmaya başlaması kablosuz ağ güvenlik uygulamalarını sıkça sorgulanır hale getirmiştir. Tarihsel süreçte IEEE 802.11’de güvenlik için WEP - Wired Equivalent Privacy kullanılagelmekteydi. Bu standartla protokolün yetkisiz girişleri önlemek üzere authentication, veri gizliliğini ve çalınmasını önlemek üzere privacy özelliklerinin, kablolu sistemlerdeki ile eşdeğer olması beklenmekteydi. Bununla birlikte durumun öyle olmadığı, WEP key diye adlandırılan anahtarların ve WEP IV diye adlandırılan başlatma vektörleri uzunluklarının yetersiz olduğu görüldü. Geldiğimiz aşamada IEEE 802.11i gibi yakın vadedeki standartlarda kullanımda olan WEP protokollerinin gelişmiş bir versiyonu olarak da görülen TKIP-Temporal Key Integrity Protocol ve orta vadede CBC-MAC gibi AES destekli protokoller kullanılacağı öngörülmektedir.
|